14 Ağustos 2011 Pazar

Dublörün Dilemması


‘’Bazen yalnızca imkânsız gerçekleşir…’’

Merhabalar Sevgili Kitap Kurtları,
Soluksuz bir roman okumaya ve kendinizi cümlelerde kaybetmeye hazır mısınız?
O halde kahvenizi alın ve arkanıza yaslanın…
Murat Menteş, İstanbul doğumlu bir bisiklet tamircisi, boksör ve sihirbaz.
Ringde yediği yumruklara karşılık veremeyince hırs yapmış ve eline kalemini alıp kelimeleri tokatlamaya başlamış adeta…
Yeni ve marjinal cümlelere her an gebe olan zihninin doğurduğu kelimeler, mükemmel denilebilecek düzeyde bir ahenk yakalamışlar..
Alper Canıgüz’ün deyimiyle; ‘’Hiperaktif bir zekânın ürünü’’ bu roman.
Nihat Genç’e göre ise Menteş; ‘’kelimeleri kırbaçlayıp cümleler içinde düzene sokuyor ve bunu pek mahirce başarıyor.’’
Heyecanlı, ilginç, garip, hırslı, duygusal, yerinde duramayan, kıpır kıpır, mutlu, sinirli, kırgın bazen kızgın bir roman Dublörün Dilemması..
Bir yazıda çok fazla betimleme olduğunda sizi sıkar öyle değil mi? Peki ya o betimleme şöyle olursa;
'Ağustos güneşi, patlamış bir düdüklü tencerenin fırlayan kapağı gibi İstanbul’un tavanına yapışmıştı…'
Hayata karşı ne kadar kızgın olabilirse bir insan Nuh da o kadar kızgın ve kırgın.
Yetim bir albinonun zamanla yarışı ne kadar hüzünlendirebilirse sizi ve ne kadar güldürebilirse kahkahalarla, hayattan ne kadar çok şey beklerseniz ve sonuçsuz çabalarınız ne kadar çoksa hepsinin mevcut olduğu bu roman, başarılı bir kurgu, alışılmışın dışında bir dil ve olabildiğince büyük bir hiperaktiviteyle sizi beklemekte.
İnanın Sevgili Kitap Kurtları, bu romandan öğrenecek çok şeyimiz var..
Ve inanın günümüzün amaçsız kitaplarından sıyrılabilmeyi başarmış, karakter sahibi bu romanı çok seveceksiniz…
       Elimdeki kitap İletişim Yayınları’ndan çıkmış olup liste fiyatı 19 TL’dir.
       Yayın Sekreteri: Senem Erdoğan
       Kapak: Murat Arlı
       Baskı ve Cilt: Sena Ofset
       Uygulama: Hüsnü Abbas

Keyifli okumalar…
Unutmayın; hayat sayfalarda…

12 Ağustos 2011 Cuma

Akıllı Maymunlar


Merhabalar Sevgili Kitap Kurtları,
Bu yazımda sizlere çok farklı bir kitaptan bahsedeceğim.
Çok farklı diyorum çünkü şu anda elimde bulunan bu baskıyı imzalı halde en kolay buradan bulabilirsiniz.


Geçen gün sabahın dokuzunda yine soluğu İstiklâl Caddesi’ndeki sahaflarda aldım. Aslıhan Pasajı yıllardır benim nefes aldığım yer.
Çoğu kitabevi henüz açılmamıştı. Eylül Kitabevi ise açıktı tabi.
Güzel bir sabah sohbetinden sonra bana bu kitabı verdi. ‘’Bak’’ dedi, ‘’bunu piyasada kolay kolay bulamazsın. Zaten koleksiyon da yapıyorsun. Kaçırma derim.’’
Ve bana 1960 basımlı, imzalı bir Ümit Yaşar Oğuzcan’ın taşlama şiirlerinin derlemesi bir şiir kitabı verdi: Akıllı Maymunlar.
Kitap Oğuzcan’ın en iyi şiirlerinin bir araya getirildiği, dönemine göre çok kaliteli bir kağıdın kullanıldığı mükemmel bir baskı.
Bilindiği üzere Oğuzcan, şiirin Türkiye’de ve Dünya’da altın çağına eriştiği dönemde yetişmiş başarılı bir şairdir.
Hicivlerle yüklü şiirleri hiçbir zaman küfüre veya argoya dönüşmemekle birlikte, iletmek istediği mesajı yerine ulaştırmasında büyük katkı sağlamıştır daima.
Tüm bunlarla beraber iyi bir koleksiyon kitabıdır efendim. Bu baskıyı bulursanız kaçırmayın derim.
Şu şiiri de eklemeden edemeyeceğim;
    Biraz kül, biraz duman.. O, benim işte,
    Kerem misâli yanan.. O, benim i
şte.
   
İnanma gözlerime; ben, ben değilim,
    Beni sevdi
ğin zaman.. O, benim işte!
Elimdeki kitap Ümit Yayınlarından çıkmış olup;
Kapak Kompozisyonu: Hüseyin Mumcu
Basım Yeri: Ankara Güzel İstanbul Matbaası ‘dır.
Keyifli okumalar…
Unutmayın; hayat sayfalarda…

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Kitap+

Merhabalar Sevgili Kitap Kurtları,
Yakın zamanda sayfada bir ‘’Kitap+’’ köşesi yazmayı kararlaştırdım.
Bu köşede; yayın evleri, kitabevleri, çevirmenler, editörler, kitap siteleri  ve bunlar gibi kitabın yakın çevresiyle ilgili pek çok paylaşım yapmaya çalışacağım.
Planlarım arasında, kitaba gerçekten gönül vermiş, gerçek okuyucular ile ufak röportajlar yapmak da var.
Umarım başarılı olabilirim.
Yakın zamanda ilk kitabevi sizlerle..

Keyifli okumalar…
Unutmayın; hayat sayfalarda…

8 Ağustos 2011 Pazartesi

İstanbul Hatırası


’’ İstanbul’a bakıyorduk denizden…Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa… Elimizden alınan hayata bakıyorduk…’’

Türkiye’nin sayılı, başarılı polisiye roman yazarlarından biri olan Ahmet Ümit geçtiğimiz sene bu romanıyla oldukça ses getirmişti.
Çoğu insan tarafından çokça beğenilen bu romanda da Ümit, yine tekniğini ve dilini konuşturmuş gibi görünüyor.
Her ne kadar polisiye kategorisine girse de, ben bu kitabın, aynı zamanda tarihi bir roman olduğunu da düşünmekteyim.
Kitabın daha ilk cümlesinden –Tanrı, Kral’a bakıyordu…- tarihte bir yolculuğa çıkmaya başlıyorsunuz. Byzantion’dan başlayarak çıktığınız bu yolculukta, İstanbul hakkında klişeleşmiş, basmakalıp ‘bilgi’lerden sıyrılıp gerçek bir şehir tarihine erişeceksiniz.
Tüm bunlarla beraber, peşi sıra işlenen cinayetler ve bu cinayetlerin uyandırdığı meraklarla soluksuz bir roman sizi bekliyor.
’’…bakıslarını bir noktaya dikmis, öylece kalmıstı. Belki yeniden hayatın anlamını düşünüyordu; yıllar önce bu semtte yitirdiği aşk düşündüğü o anlam olabilir miydi?’’
Dil açısından sizi hiç de yormayacak bir niteliğe sahip olan Ümit, kurgusuyla sizi bir kez daha şaşırtacak. Bambaşka bir dünya yarattığını söylemeyeceğim. Çünkü aslında bu romandaki dünyanın tam da merkezinde yaşıyoruz hepimiz…
Sevgili Kitap Kurtları…
Şu notu düşmeden edemeyeceğim.
Sayın Ümit’i tanırım. Ve onun çalışma tarzını da az çok bilirim. Emin olun yazacağı her yazı için –hikaye, öykü, roman veya başka bir tür- sıkı bir araştırma ve okuma sürecinden geçirmekte bilgilerini. Dolayısıyla bu kitabın içindeki tarihi bilgilere güvenebilirsiniz…

       Elimdeki kitap Everest Yayıncılık’tan çıkmış olup fiyatı 20 TL’dir.
       Yayına Hazırlayan: Çiğdem Su
       Kapak Tasarım: Utku Lomlu
       Düzelti: Ayhan Kurt
       Mizanpaj: Bahar Kuru

Keyifli okumalar…
Unutmayın; hayat sayfalarda…

5 Ağustos 2011 Cuma

Erken Kaybedenler


‘’…tecrübe ıstıraptır güzelim ve zannettiğinden çok daha fazla ıstırap çektim…’’

‘’Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi’’ ile tanıdığımız, Türkiye’nin sayılı polisiye roman yazarlarından olan Emrah Serbes, edebi kariyerinde bir manevra yapmış bu kitap ile.
Üstelik bu manevrayı, özellikle bizim edebiyatımızda çok da işlenmemiş, üzerinde durulmamış bir konu ile yapmış; ‘’Ergen erkek çocuklarının meşakkatli dünyası.’’
Onun bu hareketiyle, beklide, edebiyatımızda yeni bir konu furyası başlar mı dersiniz?
Oldukça yalın, hatta yer yer basit bile denilebilecek bir dile sahip olan Serbes’in, Erken Kaybedenler’de de aynı üslubuna devam ettiği kolayca anlaşılabiliyor.
Ne var ki, ele aldığı konular ve bu konuları işleyiş tarzı oldukça özgün. Kendine has üslubu, aslında hepimizden çok fazla parça barındırmakta içinde. Bir sürü insan tarafından okunmasının en büyük etkenlerinden biri de bu olsa gerek.
F. Bacon’un bir sözü vardır, bilir misiniz Sevgili Kitap Kurtları?
Şöyle der Bacon;
‘’Bazı kitaplardan insan zevk alır; bazıları olduğu gibi yutar; bazılarını geveler ve hazmeder.’’
Serbes’in öykülerini birleştirdiği bu kitap, sanırım Bacon’un, ilk cümlesine cuk oturuyor.
Sizi yormadan eğlendirebilecek bir şeyler arıyorsanız şimdilerde, tam da o kitaplardan biri Erken  Kaybedenler…
      Elimdeki kitap İletişim Yayıncılık’dan çıkmış olup;
      Fiyatı 14 TL’dir.
      Editörler: Levent Cantek
                        Murat Gültekingil
      Kapak: Suat Aysu
      Kapak Fotoğrafı: Cahilus
      Uygulama: Hüsnü Abbas
      Düzelti: Barış Sağlam
      Baskı ve Cilt: Sena Ofset
Keyifli okumalar…
Unutmayın; hayat sayfalarda…
   

EMEĞE SAYGI

Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde ''alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu'' belirtilmeden ve yazıların linki verilmeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili kanun gereği eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 Tl ağır para cezasıdır..