Ahmet Ümit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmet Ümit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2011 Pazartesi

İstanbul Hatırası


’’ İstanbul’a bakıyorduk denizden…Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa… Elimizden alınan hayata bakıyorduk…’’

Türkiye’nin sayılı, başarılı polisiye roman yazarlarından biri olan Ahmet Ümit geçtiğimiz sene bu romanıyla oldukça ses getirmişti.
Çoğu insan tarafından çokça beğenilen bu romanda da Ümit, yine tekniğini ve dilini konuşturmuş gibi görünüyor.
Her ne kadar polisiye kategorisine girse de, ben bu kitabın, aynı zamanda tarihi bir roman olduğunu da düşünmekteyim.
Kitabın daha ilk cümlesinden –Tanrı, Kral’a bakıyordu…- tarihte bir yolculuğa çıkmaya başlıyorsunuz. Byzantion’dan başlayarak çıktığınız bu yolculukta, İstanbul hakkında klişeleşmiş, basmakalıp ‘bilgi’lerden sıyrılıp gerçek bir şehir tarihine erişeceksiniz.
Tüm bunlarla beraber, peşi sıra işlenen cinayetler ve bu cinayetlerin uyandırdığı meraklarla soluksuz bir roman sizi bekliyor.
’’…bakıslarını bir noktaya dikmis, öylece kalmıstı. Belki yeniden hayatın anlamını düşünüyordu; yıllar önce bu semtte yitirdiği aşk düşündüğü o anlam olabilir miydi?’’
Dil açısından sizi hiç de yormayacak bir niteliğe sahip olan Ümit, kurgusuyla sizi bir kez daha şaşırtacak. Bambaşka bir dünya yarattığını söylemeyeceğim. Çünkü aslında bu romandaki dünyanın tam da merkezinde yaşıyoruz hepimiz…
Sevgili Kitap Kurtları…
Şu notu düşmeden edemeyeceğim.
Sayın Ümit’i tanırım. Ve onun çalışma tarzını da az çok bilirim. Emin olun yazacağı her yazı için –hikaye, öykü, roman veya başka bir tür- sıkı bir araştırma ve okuma sürecinden geçirmekte bilgilerini. Dolayısıyla bu kitabın içindeki tarihi bilgilere güvenebilirsiniz…

       Elimdeki kitap Everest Yayıncılık’tan çıkmış olup fiyatı 20 TL’dir.
       Yayına Hazırlayan: Çiğdem Su
       Kapak Tasarım: Utku Lomlu
       Düzelti: Ayhan Kurt
       Mizanpaj: Bahar Kuru

Keyifli okumalar…
Unutmayın; hayat sayfalarda…

23 Nisan 2011 Cumartesi

Beyoğlu Rapsodisi


'Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi.'

                                  Ahmet ÜMİT
          


     Hayat bir tiyatro gibiymiş. Her hayat başka bir oyun. Her insan bir diğerinin oyununda bazen figüran, bazen yardımcı oyuncu, bazen başrolü kaparmış. Yeri gelir bu roller farklılaşırmış. Yazar bazen manevra yapıverirmiş oyununda. İyi bir rol bir anda kötü olabilirmiş mesela.
     İnsanlar da  öyle kolay tanınmazmış meğer.. Değişirmiş insanlar. Farklılaşırmış, başkalaşırmış zamanla. Senelerce aynı sahnede rol aldığımız insan bazen bize en uzak olanmış. Gördüklerimiz yetmezmiş bazen. Dahası varmış.
     İtibar nedeniyle acımasız olabilirmiş insan. Bir anda gözü karartır, olmadık şeyler yaparmış mesela sevgiyi kaybetme pahasına. Bazen öyle kaptırırmış ki insan rolüne kendini unutuverirmiş her şeyi…
    
       Dostluk kavramı etrafında oluşan, ölümsüzlük amacıyla büyüyen, bilgiyle şekillenen ve acıyla son bulan bir roman olan Beyoğlu Rapsodisi; tadılmamış duygular, tanınmamış insanlar, sırlar, kaygılar, aşklar, cinayetler, soruşturmalar, ara sokaklar ve daha pek çok kavramla yoğrulmuş, okurla 2003 yılında tanışmıştır. Ölümsüzlüğü ararken 1900lerin başına kadar sürüklenen dostluğun hikâyesi yürek burkan bir finalle son bulmuş, pek çok okuru da üzmüştür. Ne var ki yazarın seçtiği bu etkileyici son ‘zirvede bırakmak’ olgusunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir bizlere.
      Okurken aslında pek çok İstanbullunun sık gittiği, gördüğü, kokusunu duyduğu mekânlar olması nedeniyle pek de ilginç gelmez aslında okuyucuya. Olağan üstülük görünmez ilk bakışta. Ne var ki ‘sıradan hayatlardır belkide, en büyük sırları taşıyan.’*
     Ahmet Ümit yaşayan karakterler yaratmış, onları Beyoğlu’nun ara sokaklarında pasajlarında, barlarında gezdirerek okurla tanıştırmıştır.
    Okurken keyifli vakit geçireceğiniz ve bilgilerinizi tazeleyeceğiniz bir roman.

    Elimdeki kitap Everest yayınlarından çıkmış olup;
    Kapak Tasarım: Utku Lomlu
    Mizanpaj: Bahar Kuru Yerek
    Kitabın sabit fiyatı 19 TL dir.
    Keyifli okumalar…
    Unutmayın; hayat sayfalarda…
  
*Beyoğlu Rapsodisi

EMEĞE SAYGI

Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde ''alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu'' belirtilmeden ve yazıların linki verilmeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili kanun gereği eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 Tl ağır para cezasıdır..