Polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Empati


''Karanl
ıkta yalnız başına. Bir hiçlik. Canlı canlı gömülmüş gibi. Ya da ölü. Ölüm Böyle bir şey olmalı. Sonsuza dek hiçlik…’’
Gerçekten kendi kararlarımızı veriyor muyuz?
Kimseden etkilenmeden, en basit konuda, sadece kendi kararımız doğrultusunda hareket edebiliyor muyuz?
Evet mi?
Peki ya biz fark etmeden kontrol ediliyorsak?
Duygu ve düşüncelerimize yön veriliyorsa?
Bize hükmeden bir başka insan varsa?
Ya biz başka insanlara hükmediyorsak?
Empati, tıpkı Olasılıksız gibi mevcut popüler kültür kitaplarından sıyrılmış bir roman.
Dili, yazım tekniği ve içeriği itibariyle Olasılıksız’ dan çok daha başarılı buldum diyebilirim açıkçası.
Edebi bir değerinin bulunmadığını belirtmekle birlikte, sade olan dilinin kitabın karmaşık bir hal almasını engellediğini söyleyemeyeceğim.
Sevgili Kitap Kurtları…
Sizinle açık konuşacağım…
Kendinizi günler boyu etkisinden çıkamayacağınız bir başka hayatın ortasında bulmaya hazır mısınız?
Daha önce hiç beraber seyahat ettiğiniz, sokaktan geçerken rastladığınız hatta bir bilgisayar veya televizyon ekranında gördüğünüz bir insanı hissedebildiniz mi?
Hiç düşündünüz mü, siyasiler neden sıkça televizyonlara tek başlarına çıkıp saatlerce tek bir kamerayla ekranlara konuşurlardı?
Bu yolla bilinçaltlarımızı etkilediklerini ve bizi kontrol edebilecekleri ihtimallerinin var olabildiğini düşündünüz mü?
Sokakta ağlayan bir çocuğun gözlerindeki hüznü görebildiniz mi hiç?
Siz çok üzgünken hayatınıza giren bir insanın tek bir bakışı ile mutlu oldunuz mu?
En sevdiğiniz insanı ağlarken gördüğünüzde, yanaklarına ellerinizi koyup, gözlerinizi kapattınız ve içindeki huzursuzluğun geçmesini ve gözyaşlarının dinmesini umut ettiniz mi?
Peki ya tüm bunların aslında gerçekten olabildiğini söylese size Fawer. Ona inanır mıydınız?
Sahi sevgili kitap kurtları..
Siz evrensel veya bireysel bir empati gücüne inandınız mı hiç?
Eminim bu kitabı okuduktan sonra etrafınıza daha dikkatli bakacak, insanların gözlerine gömülecek ve kendinizi sorgulamaya başlayacaksınız…
Acaba?
      Elimdeki kitap Aprıl yayıncılıktan çıkmış olup;
      Yayın Yönetmeni: K. Egemen İpek
      Yayın Danışmanı: Cihat Taşçıoğlu
      Türkçesi: Murat Kayı
      Kapak Tasarım: Mineral Tasarım
      Dizgi ve Sayfa Düzeni: Merdiven Tanıtım


     
Keyifli okumalar..
      Unutmayın; hayat sayfalarda…

19 Temmuz 2011 Salı

Olasılıksız

‘Bir ay önce bir çöplükte Julia, Nava’nn elini son bir kez tuttu ve öldü. Gülümsüyordu… Dondurmayı düşünüyordu…
Yapacağınız tek bir hareket, söyleyeceğiniz tek bir söz başkalarının hayatını ne kadar etkileyebilir hiç düşündünüz mü?
Olasılıksız, içerik itibariyle, diğer popüler kültür kitaplarından ayrılmış bir roman diyebiliriz. Dilini çok fazla beğenmesem de bilim, felsefe ve maceranın iç içe geçtiği bu roman, güzel bir tatil kitabı olabilir. Tabi biraz matematik seviyor ve olasılıktan anlıyorsanız.
Sürükleyici bir kurguya sahip olan bu kitap zaman zaman hiç de beklemediğiniz manevralarla şaşırtacaktır sizi. Yer yer kahramanımızın bir rüyanın içinde mi yoksa gerçek hayatta mı olduğunu anlayamayacaksınız.
Aynı zamanda pek çoğumuzun uzak olduğu için anlayamadığı, veya –diğer pek çok hastalığa olduğu gibi- önyargılardan dolayı anlamak istemediği, korktuğu bir hastalık olan şizofreniye farklı bir bakış açısıyla yaklaşır. Belki de kitabın beni çeken en önemli özelliği bu olmuştu…
Tüm bunlarla beraber güzel bir roman ortaya çıkaran Adam Fawer’i tebrik etmek gerek.
      Elimdeki kitap Aprıl yayıncılıktan çıkmış olup;
      Türkçesi:Şirin Okyayuz Yener
      Katkıda Bulunanlar: Burçin Altay
                                       Öykü Çağlayan
      Son Okuma: Özlem Aras
      Kapak Tasarım: Mineral Tasarım
      Baskı: Özkan Matbaacılık
     

      Keyifli okumalar..
      Unutmayın; hayat sayfalarda…
Not: Siz bu yazıyı okuduğunuzda ben çok uzaklarda olacağım.

23 Nisan 2011 Cumartesi

Beyoğlu Rapsodisi


'Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi.'

                                  Ahmet ÜMİT
          


     Hayat bir tiyatro gibiymiş. Her hayat başka bir oyun. Her insan bir diğerinin oyununda bazen figüran, bazen yardımcı oyuncu, bazen başrolü kaparmış. Yeri gelir bu roller farklılaşırmış. Yazar bazen manevra yapıverirmiş oyununda. İyi bir rol bir anda kötü olabilirmiş mesela.
     İnsanlar da  öyle kolay tanınmazmış meğer.. Değişirmiş insanlar. Farklılaşırmış, başkalaşırmış zamanla. Senelerce aynı sahnede rol aldığımız insan bazen bize en uzak olanmış. Gördüklerimiz yetmezmiş bazen. Dahası varmış.
     İtibar nedeniyle acımasız olabilirmiş insan. Bir anda gözü karartır, olmadık şeyler yaparmış mesela sevgiyi kaybetme pahasına. Bazen öyle kaptırırmış ki insan rolüne kendini unutuverirmiş her şeyi…
    
       Dostluk kavramı etrafında oluşan, ölümsüzlük amacıyla büyüyen, bilgiyle şekillenen ve acıyla son bulan bir roman olan Beyoğlu Rapsodisi; tadılmamış duygular, tanınmamış insanlar, sırlar, kaygılar, aşklar, cinayetler, soruşturmalar, ara sokaklar ve daha pek çok kavramla yoğrulmuş, okurla 2003 yılında tanışmıştır. Ölümsüzlüğü ararken 1900lerin başına kadar sürüklenen dostluğun hikâyesi yürek burkan bir finalle son bulmuş, pek çok okuru da üzmüştür. Ne var ki yazarın seçtiği bu etkileyici son ‘zirvede bırakmak’ olgusunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir bizlere.
      Okurken aslında pek çok İstanbullunun sık gittiği, gördüğü, kokusunu duyduğu mekânlar olması nedeniyle pek de ilginç gelmez aslında okuyucuya. Olağan üstülük görünmez ilk bakışta. Ne var ki ‘sıradan hayatlardır belkide, en büyük sırları taşıyan.’*
     Ahmet Ümit yaşayan karakterler yaratmış, onları Beyoğlu’nun ara sokaklarında pasajlarında, barlarında gezdirerek okurla tanıştırmıştır.
    Okurken keyifli vakit geçireceğiniz ve bilgilerinizi tazeleyeceğiniz bir roman.

    Elimdeki kitap Everest yayınlarından çıkmış olup;
    Kapak Tasarım: Utku Lomlu
    Mizanpaj: Bahar Kuru Yerek
    Kitabın sabit fiyatı 19 TL dir.
    Keyifli okumalar…
    Unutmayın; hayat sayfalarda…
  
*Beyoğlu Rapsodisi

EMEĞE SAYGI

Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde ''alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu'' belirtilmeden ve yazıların linki verilmeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili kanun gereği eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 Tl ağır para cezasıdır..