''Karanlıkta yalnız başına. Bir hiçlik. Canlı canlı gömülmüş gibi. Ya da ölü. Ölüm Böyle bir şey olmalı. Sonsuza dek hiçlik…’’
Gerçekten kendi kararlarımızı veriyor muyuz?
Kimseden etkilenmeden, en basit konuda, sadece kendi kararımız doğrultusunda hareket edebiliyor muyuz?
Evet mi?
Peki ya biz fark etmeden kontrol ediliyorsak?
Duygu ve düşüncelerimize yön veriliyorsa?
Bize hükmeden bir başka insan varsa?
Ya biz başka insanlara hükmediyorsak?
Kimseden etkilenmeden, en basit konuda, sadece kendi kararımız doğrultusunda hareket edebiliyor muyuz?
Evet mi?
Peki ya biz fark etmeden kontrol ediliyorsak?
Duygu ve düşüncelerimize yön veriliyorsa?
Bize hükmeden bir başka insan varsa?
Ya biz başka insanlara hükmediyorsak?
Empati, tıpkı Olasılıksız gibi mevcut popüler kültür kitaplarından sıyrılmış bir roman.
Dili, yazım tekniği ve içeriği itibariyle Olasılıksız’ dan çok daha başarılı buldum diyebilirim açıkçası.
Edebi bir değerinin bulunmadığını belirtmekle birlikte, sade olan dilinin kitabın karmaşık bir hal almasını engellediğini söyleyemeyeceğim.
Dili, yazım tekniği ve içeriği itibariyle Olasılıksız’ dan çok daha başarılı buldum diyebilirim açıkçası.
Edebi bir değerinin bulunmadığını belirtmekle birlikte, sade olan dilinin kitabın karmaşık bir hal almasını engellediğini söyleyemeyeceğim.
Sevgili Kitap Kurtları…
Sizinle açık konuşacağım…
Kendinizi günler boyu etkisinden çıkamayacağınız bir başka hayatın ortasında bulmaya hazır mısınız?
Sizinle açık konuşacağım…
Kendinizi günler boyu etkisinden çıkamayacağınız bir başka hayatın ortasında bulmaya hazır mısınız?
Daha önce hiç beraber seyahat ettiğiniz, sokaktan geçerken rastladığınız hatta bir bilgisayar veya televizyon ekranında gördüğünüz bir insanı hissedebildiniz mi?
Hiç düşündünüz mü, siyasiler neden sıkça televizyonlara tek başlarına çıkıp saatlerce tek bir kamerayla ekranlara konuşurlardı?
Bu yolla bilinçaltlarımızı etkilediklerini ve bizi kontrol edebilecekleri ihtimallerinin var olabildiğini düşündünüz mü?
Hiç düşündünüz mü, siyasiler neden sıkça televizyonlara tek başlarına çıkıp saatlerce tek bir kamerayla ekranlara konuşurlardı?
Bu yolla bilinçaltlarımızı etkilediklerini ve bizi kontrol edebilecekleri ihtimallerinin var olabildiğini düşündünüz mü?
Sokakta ağlayan bir çocuğun gözlerindeki hüznü görebildiniz mi hiç?
Siz çok üzgünken hayatınıza giren bir insanın tek bir bakışı ile mutlu oldunuz mu?
En sevdiğiniz insanı ağlarken gördüğünüzde, yanaklarına ellerinizi koyup, gözlerinizi kapattınız ve içindeki huzursuzluğun geçmesini ve gözyaşlarının dinmesini umut ettiniz mi?
Peki ya tüm bunların aslında gerçekten olabildiğini söylese size Fawer. Ona inanır mıydınız?
Siz çok üzgünken hayatınıza giren bir insanın tek bir bakışı ile mutlu oldunuz mu?
En sevdiğiniz insanı ağlarken gördüğünüzde, yanaklarına ellerinizi koyup, gözlerinizi kapattınız ve içindeki huzursuzluğun geçmesini ve gözyaşlarının dinmesini umut ettiniz mi?
Peki ya tüm bunların aslında gerçekten olabildiğini söylese size Fawer. Ona inanır mıydınız?
Sahi sevgili kitap kurtları..
Siz evrensel veya bireysel bir empati gücüne inandınız mı hiç?
Siz evrensel veya bireysel bir empati gücüne inandınız mı hiç?
Eminim bu kitabı okuduktan sonra etrafınıza daha dikkatli bakacak, insanların gözlerine gömülecek ve kendinizi sorgulamaya başlayacaksınız…
Acaba?
Acaba?
Elimdeki kitap Aprıl yayıncılıktan çıkmış olup;
Yayın Yönetmeni: K. Egemen İpek
Yayın Danışmanı: Cihat Taşçıoğlu
Türkçesi: Murat Kayı
Kapak Tasarım: Mineral Tasarım
Dizgi ve Sayfa Düzeni: Merdiven Tanıtım
Keyifli okumalar..
Unutmayın; hayat sayfalarda…
Yayın Yönetmeni: K. Egemen İpek
Yayın Danışmanı: Cihat Taşçıoğlu
Türkçesi: Murat Kayı
Kapak Tasarım: Mineral Tasarım
Dizgi ve Sayfa Düzeni: Merdiven Tanıtım
Keyifli okumalar..
Unutmayın; hayat sayfalarda…